Özel Güvenlik Haber ve Eğitim Sitesi
Özel Güvenlik Sitesi

Yakın Takip Uygulamaları

Yakın Takip Uygulamaları

Güvenli Sürüş Teknikleri

Yakın Takip Uygulamaları

 

blank

blank

Yoğun trafik akışı içerisinde sürücüler kendilerince zaman kazanmak için yanlış olan bazı davranışlar sergilerler. Bu yanlış davranışlardan biri de seyir halinde olan araçlar arasında bırakılan güvenli takip mesafesini ihlal davranışıdır. Bu davranışı, sürücüler güvenli takip mesafesi bırakan sürücünün önündeki araçla olan alana sağdan ya da soldan kontrolsüz şekilde girerek ihlal ederler, bunlar trafikte ciddi tehlike oluşturan davranışlardır.

Çalışmanın amacı, sürücülere, araç kullanırken önde seyreden araçla aralarındaki takip mesafesinin ne kadar önemli olduğunun uygulamalı olarak anlatılarak, sıkça yaşanan yakın takipten kaynaklanan kazaların oluşumunu azaltmak, sürücüleri bu tip durumlara karşı önceden hazırlamaktır.




Yakın takipte sürücüler dikkatini dağıtmamalıdır. Yapılan bazı ihmal ve ihlaller dikkati dağıtır. Bu unsurların en bilinenleri uykusuz, yorgun ve alkollü olarak araç kullanmaktır. Sürücünün biyolojisindeki bu olumsuzlukların sürüş kalitesini düşüreceği unutulmamalıdır.
• Uygulama eğitimi için oluşturulan parkurda üç araç 50km/s hızla parkurun başından hareket ederek ayrı ayrı şeritlerden gelir. Gerçekte bu üç aracın aynı şeritte olduğunun düşünülmesi istenir. Yakın takip esnasında üç araçtan en öndeki aracın önüne herhangi bir noktada çıkan ani bir engelde birinci aracın frene basması neticesinde, yakın takipteki diğer iki aracın birbirlerine ve birinci araca çarptığı kaza
senaryosuyla anlatılır.
Birinci araç sürücüsü, tehlikeyi ilk gören algılayan ve freni başlatan olacaktır. Tehlikeyi görerek fren ihtiyacından dolayı ayağını gazdan alarak frene bası uygular. Bu zaman dilimine intikal ya da reaksiyon süresi diyoruz. Bu süre zarfında 50 km/s hızla giden sağlıklı bir araç sürücüsü için intikal süresi ortalama bir saniyedir. Bir saniyede aracın bu hızda kat ettiği yol 13.88cm’dir. Bu mesafeyi birinci araç sürücüsü kullanmıştır.

Yakın takip eden diğer iki araç sürücüsü birinci aracın fren sesi ya da fren stop lambasının yandığını görmeleri ile frene basacaklardır. Bu mesafe ise arkadaki araçlar için artık yetersizdir. Uygulamada fren noktasına kadar araçlar 1.,2.,3., şeklinde dizili olarak gelirler. Yapılan panik fren sonunda araçların dizilişleri:
• Birinci araç, üçüncü konumunda durur.
• İkinci araç yine ikincidir fakat büyük bir fark vardır, üçüncü aracın arkasından ikincidir.
• Üçüncü araç ise birinci olarak parkurda durabilmiştir. Ayrı ayrı şeritlerden geldikleri için kaza olmadan yan yana durarak sonuçlanır.
Ancak gerçek trafikte peş peşe geleceklerinden dolayı en az maddi hasarlı kaza ile sonuçlanacaktır.
Hıza ve diğer ihmal ve ihlallere bağlı olarak yaralamalı ya da ölümlü kaza olarak ta sonuçlanabilmektedir. Tabii ki öndeki araç ile arasında güvenli alan bırakarak seyreden sürücü önüne kural dışı olarak bir aracın girmesi (Makas hareketi) neticesinde takip mesafesi bozulacağından hızını azaltarak yeniden bir güvenli mesafe ayarı yapmak durumunda kalır.
Bu makas hareketi ile sürücü tekrar bir mesafe ayarlaması yapması zaman olarak 3-5 saniye kadar sürer. Bir gün içinde sürekli trafikte olan sürücü 100 kez makas davranışı ile karşılaşsa 300 saniye yapar ki dakika olarak 5 dakikaya karşılık gelir. Güvenli sürücülük davranışı edinen bir sürücü, hiçbir zaman toplamda 5 dakika kazanmak için kaza riskine girmez ve yanlış davranışta bulunanları görevlilere bildirerek gereğinin yapılmasına yardımcı olur.

Takip Mesafesi Neden Önemlidir?

Önünüzdeki araçla olan mesafenizin ne olması gerektiğini bilmek karışık gelebilir. Bir temel yaklaşıma göre, hızınız sürüş anında ne ise, önünüzdeki araçla aranızda bırakmanız gereken mesafe onun metre karşılığı olmalıdır. Örneğin 90 km/saat hızla gidiyorsanız, 90 metre mesafe bırakmanız gibi.
Ancak bu yaklaşım, özellikle şehirlerarası yollarda uygun olabilir. Şehir içlerindeki, trafik yoğunluğu ve göreceli olarak düşük hızlar, bu mesafeyi hızın metre cinsinden yarısına eşit bir değere çekebilir.
Örneğin 40 km/saat hızla gidiyorsanız, 20 metre mesafe bırakmanız gibi. Bununla beraber, karayollarında araç kullanırken, daha açık ve uygulaması daha kolay bir yaklaşım da vardır: “Üç saniye kuralı”. Önünüzdeki aracın yanından geçip gittiği, yol kenarında bir direk, ağaç ya da bir işaret belirleyin. Önünüzdeki araç bu nesneyi geçer geçmez, içinizden, “binbir, biniki ve binüç” olarak saymaya başlayın. Eğer bin üçe gelmeden önce, seçtiğiniz yere varırsanız, aracınızı önünüzdeki araçla çok yakın sürüyorsunuz demektir. Mesaj gayet açıktır: “Ayağınızı gaz pedalından çekiniz.”
Önünüzde giden aracın fren yapmaya başladığını yanan arka fren lambalarından görüp, sizin de frene basmanız arasında geçen zaman 1 saniyedir. Bu sürede aracınızla net olarak katettiğiniz mesafe:
• Hızınız 50 km/s ise, aracınızın alacağı yol 13,88 metre;
• Hızınız 70 km/saat ise, aracınızın alacağı yol 19,44 metre;
• Hızınız 90 km/saat ise, aracınızın alacağı yol 25 metre olacaktır.
Zincirleme çarpışmalar, sürücülerin çoğunlukla önlerindeki aracı çok yakın takip etmelerinden ve zamanında fren yapamadıklarından meydana gelmektedir.
Başınızı kaldırıp, imkân olduğunca araç kuyruğunun en başındaki aracın hareketlerini izlemek, bir şekilde erken bir uyarı almak gibidir. Bu takdirde frene başvurmak için daha güvende olabileceğiniz bir zaman ve mesafe kazanmış olursunuz.
Unutulmaması gereken bir diğer nokta da, bu tür ani duruşlarda, imkan dahilinde arkadan gelen sürücüyü ayrıca uyarmak için dörtlü flâşörlerin yakılmasının yararlı olacağıdır. Bir diğer önlemde, özellikle sürüş şeridinizin iyice sağına yaklaşarak durmayı gerçekleştirmektir.
Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok yaklaşmazsanız, onların yapacağı kazalara karışmamış olursunuz.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ



ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ