Özel Güvenlik Haber ve Eğitim Sitesi
Özel Güvenlik Sitesi

Güvenlik Kulübelerine Kamera Takılması

Avukat Fatih Söğüt

Yazarın şu ana kadar yazılmış 1 makalesi bulunuyor.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ, 5188 Sayılı Kanun kapsamında görevlendirildiği işyerlerine ilişkin koruma görevlerini ifa ederken, mesai saatlerini çoğunlukla güvenlik kulübesi ve güvenlik kabini (mob) olarak tabir edilen görev alanlarında geçirmektedirler. Bazı işyerleri tarafından özel güvenlik görev alanlarının güvenlik kameraları ve çeşitli elektronik cihazlarla kayıt altına alındığı veya izlendiği hususu gündemde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri haline gelmektedir.

blank

blank

Özel güvenlik görevlilerinin görev alanlarının kamera sistemlerince yapılan kayıtların amacının ne olduğu, neye ve kime hizmet ettiği hususu irdelenmesi gereken başlıca konudur.

Kamuya açık olup olmadığına bakılmaksızın, kişiler arasında yapılan konuşmaların kayda alınması hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Kişilerin rızası olmadığı
sürece veyahut konuşmaların kayda alındığına dair muvafakatini alınmadıkça, kişiler arasında konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi kapsamında Özel Hayata Ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenen “Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” suçunu oluşturacağı dikkate alınması gereken önemli bir husustur.

güvenlik kulübesi güvenlik kamerası

Türk Ceza Kanunu – Madde 133;

(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

TCK m.133’ün gerekçesine göre, “Bir arada bulunan kişiler arasında yapılan konuşmanın aleni olmayan konuşma olarak kabulü için konuşmanın yapıldığı yerin önemi yoktur.

Çalışma alanlarına takılan kameralar ile çalışanların özgürce hareket edebilme imkanları kısıtlanmamalı, dinlenme ve kendilerine tahsis edilen alanlarda özel hayatlarının gizliliği ihlal edilmemelidir. Kişinin özel yaşamının gizliliğine dokunulamaz, kişinin sıfatı ve konumu ne olursa olsun rızası dışında kamuya açıklanamaz. Bunlar kişinin gizli alanını oluşturur.

Bir kişinin hukuka aykırı bile olsa konuşmalarının ve görüntüsünün gizlice kayda alınması onun kişilik haklarına ve özel yaşamına saldırı niteliği taşır. Bu ses ve görüntü kayıtlarının herhangi bir yolla kamuoyuna yansıtılması, açıklanması da kişilik haklarına yapılmış başka bir saldırı niteliğindedir.

Günümüzde ulaşılan teknolojik gelişmeler nedeniyle yasa dışı yollarla kişilerin her türlü özel konuşmalarının dinlenmesi, en özel görüntülerinin izlenmesi ve
kaydedilmesi olanağı vardır.

Gerçekten son yıllarda kişilerin ses ve görüntüleri gizlice kaydedilerek kişilik haklarına zarar verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 132, 133 ve 134. Maddelerinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi eylemleri ayrı ayrı suç olarak düzenlenmiştir.

Özel Hayatın Gizliliği

Anayasa’nın Özel hayatın gizliliği başlıklı 20. maddesinde; herkesin özel ve aile yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkı bulunduğu belirtilmiş; ayrıca bu hak, Medeni Yasa’nın 24. ve 25. maddeleri ile koruma altına alınmış; Borçlar Yasası’nın 49. maddesinde de kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda uygulanacak yaptırım belirtilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde ise, herkesin özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; maddenin ikinci fıkrasında yasaya uygun sınırlamanın ancak ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suç işlenmesinin önlenmesi, dirlik ve düzenin, sağlığın, ahlakın, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasada öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabileceği belirtilmektedir.

Gizli veya açık şekilde kamera ile özel güvenlik görevlilerinin görev alanlarında gözetlenmesi ve kayda alınması, kişilik haklarının ihlali neticesini doğuracak ve
hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Bu kapsamda İhlal edilen menfaat ile korunan menfaat dengesinde, kişilerin özel hayatlarının gizliliğinin ve hayatın gizli alanının korunması hakkının ağır basan menfaat olması gerekliliği dolayısıyla, özel güvenlik görevlilerinin görev alanı olarak belirlenmiş olan güvenlik kulübelerinin, güvenlik kamerası veyahut herhangi bir aletle izlenilmesi, dinlenilmesi ve kayıt altına alınmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Kamera Kayıtları Özel Hayata Müdahale Etmemeli

Kamera kayıtlarının özel hayat hakkına ve iletişim özgürlüğüne müdahale boyutuna ulaşmayacak, güvenlik ve kamu hizmeti sınırları içerisinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerine ve çekirdek alanına dokunmayacak nitelikte olması gerekecektir.

İşyerinde çalışanların ve işyerine gelen ilgililerin, özel hayatlarını ihlal edebilecek nitelikte kamera ve ses kaydının yapılması hukuka aykırılık teşkil edecektir. Kamu yararını gözetir nitelikte güvenlik tedbirleri ile kişi özgürlüğü arasındaki ince çizginin aşılmaması gerekmektedir.

Avukat Fatih SÖĞÜT
[email protected]
0 533 168 30 11


YAZARIN SON YAZILARI


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.