Özel Güvenlik Haber ve Eğitim Sitesi
Özel Güvenlik Sitesi

Ağbal: Enflasyonun yıl sonunu % 8 ile bitireceğini düşünüyoruz

Ağbal: Enflasyonun yıl sonunu % 8 ile bitireceğini düşünüyoruz

Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Enflasyonun yılın ikinci yarısında aşağı inerek yıl sonunu yüzde 8 ile bitireceğini düşünüyoruz” dedi.

 

blank

blank

Bakan Ağbal, ” Enflasyonun yılın ikinci yarısında aşağı inerek yıl sonunu yüzde 8 ile bitireceğini düşünüyoruz” dedi.

Ağbal, “(Ocak ayı enflasyon rakamları) Önümüzdeki dönemde hem gıda komitesinin uygulayacağı kararlar hem Merkez Bankasının devreye sokacağı uygulamalar hem de maliye politikalarımızla enflasyonu orta vadeli hedefte aşağı doğru getirme çabamız olacak” dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Mobilya ve beyaz eşyada vergi indirimi yaptık. Vergi indirimlerinin olduğu dönemde vatandaş alışverişini artırır. Vergi indirimleriyle piyasada canlılık bekliyoruz. Düzenlemelerin bütçeye 1 milyar TL maliyeti olacak” dedi.

Ağbal, “Mobilya’da KDV’yi 3 aylığına yüzde 18’den yüzde 8’e düşürdük. Beyaz eşyada yüzde 6,7 olan ÖTV 3 ay süre ile alınmayacak. 2017’de hiçbir şekilde vergi artışı planımız yok” dedi.

Maliye Bakanı Ağbal, “İnşaat sektöründe canlılığı artırmak istiyoruz. Konut alıcısı ile satıcısı arasındaki sözleşmelerde binde 9,48 olan vergiyi de kaldırdık.Geçen yılın eylül ayında başlayıp (bu yılın) mart sonunda biten konut teslimlerinde KDV indirimi vardı. Konut teslimlerindeki yüzde 18 KDV’yi yüzde 8’e düşürmüştük. Bu süreyi mart sonundan eylül sonuna uzatıyoruz.” açıklamasını yaptı.

Ağbal, bugün Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 3 önemli sektörde vergi indirimi yaptıklarını veya mevcut indirimleri uzattıklarını belirterek, öncelikle vatandaşın yoğun olarak satın aldığı mobilya ve beyaz eşya sektörlerinde vergi indirimleri gerçekleştirdiklerini kaydetti. Ağbal, 3 ay süreyle KDV oranını mobilyada yüzde 18den 8e düşürdüklerini, beyaz eşyadaki yüzde 6,7 ÖTVyi de sıfırladıklarını bildirdi.

Yapılan indirimlerin içinde bulunulan süreçte vatandaşların alışverişlerini artıracağını ifade eden Ağbal, bu sayede ekonomiye ciddi anlamda bir canlılık ve hareket geleceğini dile getirdi.

Ağbal, vatandaşların hem mobilya hem de beyaz eşyada mevsimsel beklentiler çerçevesinde tercihlerinin değişebildiğine işaret ederek, bir süredir sektörle bu konuda istişarede bulunduklarını anlattı. Bu açıdan hem beyaz eşya hem de mobilya sektörlerinde gelecek günlerde firmaların da kampanyalar yürüteceklerinin altını çizen Ağbal, piyasa hareketlenmesinin iki sektörle sınırlı kalmayacağını, bunların etkilediği yan sektörlerde de canlanmanın meydana geleceğini vurguladı.

Konut teslimlerindeki vergi indiriminin süresi uzatıldı

Ağbal, inşaat sektörüne ilişkin de önemli düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Geçen yılın eylül ayında başlayıp (bu yılın) mart sonunda biten konut teslimlerinde KDV indirimi vardı. Konut teslimlerindeki yüzde 18 KDVyi yüzde 8e düşürmüştük. Bu süreyi mart sonundan eylül sonuna uzatıyoruz.” diye konuştu.

İnşaat sektörünün kendisiyle beraber birçok sektörü de beslediğini ve etkilediğini kaydeden Ağbal, bu sektörde canlanmaya katkı vermek amacıyla 2 alanda daha düzenleme yaptıklarını söyledi. Maketten konut satışlarında noterde yapılan ön ödemeli konut satış sözleşmesinden binde 9,48 vergi alındığını, yapılan düzenleme ile bu oranı kalıcı olarak sıfırladıklarını, burada hem konut yapım maliyetlerinin aşağıya çekilmesi hem de konut satın alanların maliyetlerinin aşağı çekilmesini amaçladıklarını bildirdi.

Ağbal, müteahhit ile alıcı arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, burada da binde 9,48 vergi olduğunu, bunu da kaldırdıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Normalde 150 metrekareyi aşan konut teslimleri yüzde 18 KDVye tabi ama büyükşehirlerde 150 metrekarenin altında olsa bile satılan konutun inşaatının yapıldığı arsanın emlak vergi değeri eğer belli tutarları aşıyorsa, o durumda vergi oranları yine yüzde 18 olarak uygulanıyor. 2012de bir düzenleme yapmıştık. Eğer binanın olduğu arsanın emlak veri değeri 500 liranın üzerinde, bin lira altındaysa burada KDV oranı yüzde 8, bin liranın üzerinde ise yüzde 18 olarak uygulanıyordu. Şimdi Bakanlar Kurulu kararı ile bu rakamları bin lira ve 2 bin liraya çekiyoruz. 1 Ocak 2017den sonra alınacak inşaat yapı ruhsatları için geçerli olmak üzere emlak vergisi değeri bin liranın altında ise zaten yüzde 1 KDVye tabi, bin lira ile 2 bin lira arasında ise yüzde 8, 2 bin lira üzerinde ise yüzde 18e tabi olacak. Burada da özellikle hayata geçirilmek istenen büyük şehirlerdeki birçok lüks ve birinci sınıf inşaat projelerinde ciddi anlamda KDV oranlarını aşağıya çekmiş olacağız.”

Ağbal, inşaat sektörüne önemli bir imkan daha getirdiklerini belirterek, “İnşaat sektöründe indirimli orana tabi işlemlerde normalde nakit iadeleri bir sonraki yıl yapıyoruz. Belirli sektörler ve ürünler itibarıyla bunu yıl içinde de yapma imkanı getirmiştik. Burada da yaptığımız değerlendirmede konut teslimi yapan firmalar 2017 ocaktan itibaren artık KDV nakit iadelerini ertesi yıl beklemeden aylık olarak alabilecekler. 2017 ocakta konut satılmışsa şubat ayında nakit iadeleri alınabilecek. Bütün bu düzenlemeler inşaat sektöründe başlayan canlılığı daha da güçlendirecek. Hem mobilya, hem beyaz eşya hem de inşaat sektöründe yaptığımız bu düzenlemeler özellikle ekonomide sektörel anlamda bir canlılık ve hareketlenme getirecek, vatandaşlar da bu fırsattan yararlanacak. Özellikle vergi indirimleri olan dönemlerde vatandaş alışverişini hızlandırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ÖTV ve KDVdeki düzenlemelerin bütçeye maliyeti

Maliye Bakanı Ağbal, bu 3 aylık süreçte firmaların kendi kampanyalarını hemen devreye sokacaklarını, KDV ve ÖTV indirimlerini fiyatlardan düşüreceklerini söyledi.

Normalde indirimlerden kaynaklı ekonomik hacimli bir artışın meydana geleceğini ve oradan bir miktar daha fazla vergi geliri elde edileceğini ifade eden Ağbal, “Ama vergi indirimleri aynı zamanda bir miktar da vergi kaybına da neden olacak. Yaptığımız hesaplamalara göre, gerek ÖTV gerek KDVde yaptığımız düzenlemelerin bütçeye yaklaşık 1 milyar lira maliyeti olacak. Ama ben inanıyorum ki bu satış hacimlerinde meydana gelecek artışlar neticesinde bu maliyet daha da aşağı tutarlarda kalacak. ” şeklinde konuştu.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, enflasyon rakamlarına ilişkin, “Önümüzdeki dönemde hem gıda komitesinin uygulayacağı kararlar hem Merkez Bankasının devreye sokacağı uygulamalar hem de maliye politikalarımızla enflasyonu orta vadeli hedefte aşağı doğru getirme çabamız olacak.” dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Ağbal, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Ağbal, Merkez Bankasının yılın ilk aylarında enflasyonda artış olacağına işaret ettiğini anımsattı.

Ağbal, enflasyon artışında kurun, gıda fiyatlarının ve yılın son çeyreğindeki vergi düzenlemelerinin etkili olduğunu belirterek, “Yılın ilk yarısında enflasyon yukarı yönlü bir patika izlese de yılın ikinci yarısından itibaren aşağı gelerek, yıl sonunu yüzde 8 olarak bitireceğini söyleyebiliriz. Merkez Bankasının en son yapmış olduğu tahmin bu.” diye konuştu.

Geçen sene de benzer bir trendin yaşandığına işaret eden Ağbal, “Enflasyonun artması hiçbirimizin arzu etmediği bir durum. Önümüzdeki dönemde hem gıda komitesinin uygulayacağı kararlar hem Merkez Bankasının devreye sokacağı uygulamalar hem de maliye politikalarımızla enflasyonu orta vadeli hedefte aşağı doğru getirme çabamız olacak. Bunda da inşallah başarılı olacağız.” ifadelerini kullandı.

“MASAK 60 bin kişi için rapor üretti”

Bakan Ağbal, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) çeşitli terör örgütleriyle mücadelesinin detaylarının sorulması üzerine, hükümet olarak terör örgütleriyle çok yönlü bir mücadele yürüttüklerini söyledi.

Soruşturmalara Maliye Bakanlığı olarak her anlamda katkı verdiklerini kaydeden Ağbal, “MASAK, emniyet ve savcılık birimleri ile çok yoğun bir çalışma içerisinde. Şu ana kadar FETÖ, PKK, DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle ilgili olarak 3 binin üzerinde dosya açılmış durumda. Her bir dosyada olaylar ve kişiler var. Bu kapsamda 93 bin 717 kişi hakkında MASAK şu anda soruşturma yürütüyor. Bunların içerisinde FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin olarak 89 bin 689 kişi hakkında ya MASAK tarafından resen ya da savcılıkların talebi üzerine mali araştırmalar yapılıyor. Bugüne kadar yaklaşık 59 bin kişi hakkında MASAK tarafından mali analiz çalışmaları yapılmış, ilgili kurumların talep ettiği raporlar üretilerek gönderilmiş.” dedi.

Ağbal, FETÖ’ye ilişkin soruşturmalarda işin mali boyutunun ortaya konulmasının son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bu terör örgütü (FETÖ), bütün gücünü oluşturmuş olduğu finans ayağı üzerinden götürdü. Gerek holding, gerek şirket, gerek medya yapılanmaları, gerek eğitim kurumları hepsinin üzerinde çok güçlü bir global network var. Bir taraftan yasadışı yollarla gelirler elde ediliyor, devletin içinde yuvalanmış terör örgütü yapılanmaları, devletin imkanlarını kullanarak kaynak üretiyor. Özel sektör, medya, finans ayağı üzerinden de kaynaklar üretilerek de bunlar yurt içi ve yurt dışında örgütün amaçlarında kullanılıyor.

Burada MASAK gerek yurt içi gerekse yurt dışında birçok olayı bu süreçte açıklığa kavuşturdu. Özellikle FETÖ yapılanmasının yurt dışına kaynak transferini teker teker ortaya koydu. Dolayısıyla burada bugüne kadar yaklaşık 60 bin kişi hakkında soruşturmalar tamamlandı. Savcıların soruşturmalarına katkı verecek, bulgular elde edildi.”

FETÖ mensuplarının 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bankacılık sistemi üzerinden yurt dışına para kaçırma ve varlıklarını başka kişilerin adına transfer etme girişiminde bulunduğunu anlatan Ağbal, “MASAK şu ana kadar 89 milyon liralık bir kaynak transferini durdurdu, dondurma işlemi yaptık. Yine bankacılık sistemi üzerinden yapılmak istenen 33 milyon dolarlık bir kaynak transferi donduruldu.” şeklinde konuştu.

“FETÖ’ye ait 5 bine yakın kurum kapatıldı”

Ağbal, FETÖ’ye ait eğitim ve sağlık kurumları, holding ve şirketlere de el konulduğunu belirterek, “Bunlarla ilgili kapsamlı bir çalışma yapıyoruz. Şu ana kadar 2 bin 338 gerçek veya tüzel kişiye ait 4 bin 844 kurumu kapatmışız.” ifadelerini kullandı.

Milletin varlıklarının yeniden millete döndüğünü vurgulayan Ağbal, FETÖ ile mücadelenin gelecek dönem de devam edeceğini bildirdi.

Ağbal, FETÖ’ye ait gayrimenkullerin Hazineye geçtiğini anımsatarak, buradaki taşınmazların ihtiyaç duyanlara tahsis edildiğini kaydetti.

Kapatılan kurumlardan alacaklı olan vatandaşlar için de bir imkan getirdiklerini vurgulayan Ağbal, “Oralarla zamanında iş yapmış, mal satmış vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için müracaatlarını da aldık. Çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu kurumlardan alacağı olan vatandaşlarımıza da alacaklarını araştırmalarımız tamamlandıktan sonra ödeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

 


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ



ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.