Özel Güvenlik Haber ve Eğitim Sitesi
Özel Güvenlik Sitesi

İsteğe Bağlı Emeklilik Sisteminin Dini Boyutu

İsteğe Bağlı Emeklilik Sisteminin Dini Boyutu

Bugünlerde çokça sorulan BES hakkında Necmeddin Erbakan Üniv. İlahiyat Fakültesi Fıkıh öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Yaman şu açıklamada bulundu:

 

blank

blank

Önceki yıllarda isteğe bağlı olarak tesis edilen bireysel emeklilik, 2017 yılı başından itibaren, 45 yaş altındaki çalışanların tamamı için zorunlu hale geliyor. İşveren, çalışanını  Hazine Müsteşarlığı’nca uygun görülen bir şirketin sunacağı emeklilik planına dahil edecek. Sisteme otomatik olarak her ay belli bir para yatırılacak. Prime esas kazancın yüzde 3’ü kadar kesinti, bireysel emeklilik sistemine dahil edilecek. Bu oranı iki katına kadar artırmaya, yüzde 1’e kadar azaltmaya veya katkı payına maktu limit getirmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Sisteme giren çalışanlar için iki ay içinde cayma hakkı getirilecek. Çalışanlar sistemden çıkarken hem kesilen parayı hem de varsa getirisini 10 gün içinde geri alacak. Sisteme dahil olanlara devlet aylık katkı payının yüzde 25’i destekte bulunacak. Ayrıca cayma hakkını kullanmayanlara bir kereye mahsus olmak üzere bin lira destek verilecek. En az 10 yıl sistemde kalıp birikimlerini maaş olarak almak isteyenlere devlet toplam birikimin yüzde 5’i kadar bir katkı daha verecek.

Buna göre sistemin dini meşruiyeti hakkında şunlar söylenebilir:

1. İsteğe bağlı böyle bir emeklilik sistemini kurmak ve işletmek caizdir.

2. Devlet, vatandaşlarının ya da memleketin menfaatlerini gözeterek sistemi zorunlu hale getirebilir. Zira devlet, gerektiğinde ilave vergi alabileceği gibi mubah alanda yasaklama ya da zorlama yani mecbur etme hakkına sahiptir. Dolayısıyla tasarrufa zorlayabilir.

3. Zorunlu ya da isteğe bağlı hangisi olursa olsun devletin sisteme dahil olanlara kendiliğinden belli oranlarda katkı yapması da caizdir. Zira devlet, vatandaşına her zaman karşılıksız ihsanda bulunabilir.

4. Bireysel emeklilik sisteminin dini açıdan en önemli ve hassas noktası, birikimlerin nerede ve hangi şartlarda değerlendirileceği yani nemalandırılacağıdır.  Kazancın helal olması, bunun kaynağının ve yönteminin dinen meşru olmasına bağlıdır. Bu sebeple işverenin, birikimlerin değerlendirilmesi hususunda İslamın haram saydığı alan ve işlemlerden uzak durması beklenir.

5. Dini duyarlılığa sahip çalışanlar, birikimlerinin nerede değerlendirildiğini takip etmek ve işvereni bu yönde uyarmak zorundadır. Eğer dinen meşru olmayan alanlarda nemalandırılması söz konusu ise, sistemin kendilerine tanıdığı cayma hakkını kullanarak sistemden çıkmalı ve isterlerse kendi özel bireysel emeklilik planlarını yapmalıdırlar.

6. Şu halde bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi, birikimlerin dinen helal olan alanlarda değerlendirilmesi durumunda caizdir. Aksi halde caiz değildir.(dinihaberler.com)


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ



ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Avatar Ömer arslan dedi ki:

    Hocam sız kimden yanasınız farkındaysanız zorunlu dıyor yani benim razıoıgım olmadan. Beni soyacak buda caız olacak. Develetın ve işverenlerı sistemi hangısı dınen dogrudur bunu bı soyle kendılerıne kenlicen zam olunca sorun yok bı gecede sesız sedeasız oluyor. İşçiye gelince herkez soruluyor ama işçiye soran yok verıle maaşi cogunsarlar. Herkez ayaklanır. Kendılerıne 1450 tl zam olunca butce var. Bıze gelınce yok bu hangi kıtapta yazıyor hoca

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.