Özel Güvenlik Haber ve Eğitim Sitesi
Özel Güvenlik Sitesi

Taşeron İşçi Sandık Öncesi Kadro Müjdesi Bekliyor

Taşeron İşçi Sandık Öncesi Kadro Müjdesi Bekliyor

Kamu Taşeron Çalışanları Platformu Genel Başkanı Halit Önük, 1 Kasım seçimlerini AK Parti’nin ‘kadro sözü’ sebebiyle kazandığını belirterek, referandum öncesi bu sözün tutulmasını istedi.

 

blank

blank

Kamu Taşeron Çalışanları Platformu Genel Başkanı Halit Önük, 1 Kasım seçimlerini AK Parti’nin ‘kadro sözü’ sebebiyle kazandığını belirterek,  referandum öncesi bu sözün tutulmasını istedi. Önük, aksi halde sandıkta ‘hayır’ oyu kullanacaklarını söyledi.

HÜKÜMET KADRO SÖZÜNÜ TUTSUN

Türkiye’de devletin her kurum ve kuruluşunda çalışan sayıları 1 milyon 200 bini bulan ‘taşeron’ işçi, referandum öncesi hükümetten kadro
istiyor. Kamu Taşeron Çalışanları Platformu Genel Başkanı ve Adana Kamu Şirket Çalışanları Başkanı Halit Önük, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun taşeron işçiler için kadro sözü verdiğini hatırlatarak, iktidardan bu sözü yerine getirmesini beklediklerini söyledi.

ASGARİ ÜCRET 1750 TL OLMALIYDI

Önük, asgari ücretin en az 1750 TL olması gerektiğine dikkat çekerek, “Asgari ücretle geçinmek için cambaz olmak lazım. Birçok arkadaşımız ikinci işi yapıyor veya ailesinden destek alıyor, yoksa bu parayla ayakta kalmanın imkanı var mı?” diye sordu. Önük, sendika genel başkanlarından birinin asgari ücret için ‘imza atmadım’ demesine de tepki gösterip “Bu yetmiyor kardeşim, 3 federasyon bir araya gelin, çıkın eylem yapın. Hangi eylemi yaptınız, bizi böyle kandıramazsınız” diye konuştu.

ASGARİ ÜCRETLE GEÇİNMEK İÇİN CAMBAZ OLMAK GEREKLİ

ADANA- Kamu Taşeron Çalışanları Platformu Genel Başkanı ve Adana Kamu Şirket Çalışanları Başkanı Halit Önük, taşeron işçilerin sorunlarını EGEMEN’e değerlendirdi.

BAŞBAKAN YILDIRIM SABREDİN DİYOR

Hükümet taşeron işçilerin kadroya alınması yönünde çalışma yapacaktı. Bu ne aşamada, değerlendirir misiniz?

“Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu söz vermişti ancak hükümet değişti. Hükümet değişince yeni başbakan ‘sabredin’ diyor. ‘Nereye kadar, ne zamana kadar sabredeceğiz’ diye Başbakan Sayın Binali Yıldırım’a sordum. ‘Sabredin gelecek’ derken ben de ‘bir tarih verin sayın başbakanım, 1 milyon 200 bin taşeron işçisi bunun müjdesini bekliyor’ dedim.
Hükümetten bu konuda net bir tavrın olmadığını düşünüyorum. Dönemin başbakanı sayın Ahmet Davutoğlu, iki hafta içerisinde Meclis’e gelecek hükümetin eylem planları içerisinde, 3 ayda çözülecek demişti. Fakat 1,5 sene oldu. Taslak başbakanlığa gitti. Ve bugün özel bir çalışmayla arkadaşlarımızın öğrendiğine göre, taslak yeniden Maliye Bakanlığı’na gitmiş. Ve bu taslak Özel Sözleşmeli Personel (ÖSP) kadrosu olarak gelirse, geliyor. Bu ne 4B kadrosu ne de diğer işçilerin kadrosu, bunların dışında bize özel bir kadro geliştirdiler. İçerik olarak 4B kadrosunun aynısı. Ama taşeron işçisi aldığı maaş üzerinden kadroya geçiyor. Zamanla yanında çalışanla eşit maaşa gelir diyorlar ama zaman ne zaman, 50 sene sonra mı, emekli olduktan sonra mı bilmiyoruz.”

ÜCRETİMİZİ VERİP KADROYA ALMIYORLAR

Taşeron işçilerin devlete maliyeti ne ki?

“Bizim devlete hiçbir maliyetimiz yok. Biz bunu anlattık, sayın başbakana, maliye bakanına, çalışma bakanına. Bizim maliyetimiz yok size
zaten. Bu parayı bize veriyorsunuz. Bu devletin kasasından çıkmıyor, neden geciktiriliyor. Bunun cevabını vermiyorlar. Hatta ben son olarak bir televizyonda, Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun bu işi yapamadığını, o koltuğu boşuna işgal ettiğini söyledim. Sayın bakan taşeron işçisi için şunu söylüyor: ‘Taşeron işçisi maaşını alıyor, bana bu yönde şikayet gelmiyor, daha ne istiyorsunuz.” Bu gerçekten rencide edici bir durum, bununla övünüyorlar. Maaşımı alıyoruz, ne alıyoruz peki. Bugün kirada oturan taşeron işçisi, çocuğunun okul harçlığı var, yiyecek içecek evine götürecek. Bunu mu başımıza kalkıyorsunuz? ‘Maaşınızı alıyorsunuz bunun şikayetiyle bana gelmiyorsunuz’ diyor. Ben tam tersini söylüyorum. Adana Büyükşehir Belediyesi’nde 3 aydan beri maaşını almayanlar var. Amasya, Konya’da 23 arkadaşımızı kapının önüne koydular. ÖSP dediğimiz kadro, benimsemediğimiz, istemediğimiz bir kadro. Ama olursa da bu olsun, bir an önce gelsin istiyoruz. İnanın bu kadro gelene kadar çalışan taşeron işçisi kalmayacak. Bugün bile işten çıkarmalar sürüyor, Konya’da 300-400 kişinin daha işten çıkarılacağı söyleniyor. Sadece DİSK’e üye oldukları için çıkarılıyorlar. Bu suç aslında. Sendikal sebeplerden dolayı işten çıkarılma yasal olarak suç. Ama bu suçun önüne nasıl geçilecek. Tespit etsek suç. Bunun dışında milli eğitimde hizmetli olarak çalışan binlerce kişi Türkiye genelinde.”

OKULLAR ÖDENEK YOKLUĞUNDAN TEMİZLENMİYOR

“Ödenek yokluğundan okulları temizleyecek eleman yok bugün. Her yere para bulunuyor. Sayın Çalışma Bakanı geçen gün İşkur vasıtasıyla özel firmalara 600 bin personel yerleştirileceğini söyledi. Parası da İşsizlik fonundan ödenecek. Sen 650 bin personel parasını vereceğine
okulların temizlenmesi için ödenek bul Sayın bakan. Bugün 3-5 katlı, 6 katlı okullar var, buralarda ya 1 ya da 2 kişi çalışıyor. Şu anda
onların ödeneği olmadığı için ihaleler yapılamadı. Böyle bir sıkıntı yaşıyoruz. Karayollarında ve Devlet Su İşleri’nde çıkarılanlar var. Her
gün bir yerden haber geliyor. Beklentimiz şu, öncelikle seçim malzemesi olmak istemiyoruz. Referandumdan önce kadromuzu istiyoruz. Bu bizim hakkımız, bütün siyasi partiler, bunun sözünü verdi. Bunun içinde muhalefet partileri de var, herkes söz verdi. Ve bu sözün tutulmasını istiyoruz 1 milyon 200 bin taşeron işçi var.”

GEREKİRSE SENDİKALARDAN İSTİFA EDECEĞİZ

Kadro konusunda bugüne kadar neler yaptınız, yapıyorsunuz?

“Bunu yapması gereken biz değil bizden önce sendikalar olmalı. Çocukluğumuzda duyardık, sendikalar masa başında işçiyi satıyor diye.
Ben bunu bugün yaşıyorum. İşe başladıktan sonra gördük. Ankara’da 2013 yılında 10. Çalışma Meclisi toplantısı vardı. Bizler de davet edildik, dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile 3 işçi konfederasyonu genel başkanları da vardı. Öğle yemeğinin ardından bakan ile sendika genel başkanları Mahmut Arslan, Ergün Atalay, Kani Beko, 3. katta bir araya gelip özel istihdam
bürolarının yasasının düzeltilmesiyle ilgili anlaşıyor. Sonuç bildirgesi okunduğunda, DİSK’in temsilcisi masadan kalktı, ‘Ben imza atmıyorum, bu yasaya karşıyız’ dedi. Müsteşar, bu sırada ayağa kalkıp ‘Kardeşim bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, genel başkanlarınız bu konu üzerinden anlaştı. Siz neyin hesabını yapıyorsunuz’ diye cevap verdi. Kısmet olursa 17-19 Şubat tarihleri arasında Adana’da Çalıştay yapacağız. Gerekirse sokağa da çıkarız fakat sokağa çıkmak sendikaların işi bunu maalesef yapmıyorlar. Bizde bunu arkadaşlarımıza anlatacağız. O zaman toplu olarak hepimiz sendikalardan istifa edeceğiz. Eğer işçiye sahip çıkmıyorlarsa istifa edeceğiz, bu kadar basit.”

BU PARAYLA GEÇİNMEK İÇİN CAMBAZ OLMAK GEREKİR

Asgari ücret konusunda neler söylersiniz, yeterli mi?

Asgari ücret aslında fazla geliyor! Biz 300-400 lirasını da bakanlara, milletvekillerine gönderelim, onların maaşları yetmiyordur. İşin
şakasını bir kenara bırakırsak 1400 lirayla geçinmek için cambaz olmak gerekiyor. Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay, asgari ücretle ilgili
biyanat vermiş. Ama yazmayla yetmiyor. Ey işçi konfederasyonlarının genel başkanları! Sizin paranız var, pulunuz var, arabanız var, her
şeyiniz var, insanınız var, gücünüz var. Biz taşeron işçisiyiz, binlerce insanı sokağa dökebilirdik fakat herkes ekmeğinden korkuyor. Çocuğu bir babanın gözüne sabah okula gideceğinde harçlık diye bakıyorsa o baba yorganın altına kafasını sokar hüngür hüngür ağlar. İnsanlar bu duruma gelmekten korkuyor. Yoksa biz binlerce insanla sokağa dökülürdük. Bunu sendikaların yapması gerekir. 1400 TL asgari ücretle geçinilir mi, cambaz olman gerekir. Birçok arkadaş ikinci işi yapıyor veya aile desteği alıyor. Yoksa bununla ayakta kalmanın imkanı var mı, çok ayıp bir şey. Sendikalara bir sitem daha ediyorum. 3 federasyon bir araya gelin, eylem yapın. Bugüne kadar hangi eylemi yaptınız, yazıklar olsun. Asgari ücretin en az 1750 TL olması gerekirdi.

KADRO YOKSA ‘HAYIR’ OYU VERECEĞİZ

Sizin için şu dönemde müjde ne olur?

“Bizim için müjde, hükümetin samimi bir şekilde taşeron işçilerin tamamını kadroya alıyoruz demesi olur. Bu konuda da bir tek taşeron
işçisi dışarıda kalmayacak. Bu kadronun adı 4B olmalı. En büyük müjde bu olur. Hükümet bunu yaparsa büyük oy potansiyeli kazanmış olur. Ama yapmazsa da şunu açık söylüyorum. Biz diğer taraflarla da bunu istişare edeceğiz, konuşacağız. Eğer bunu yapmazsa referandumda hayır oyu kullanacağız. Bir kez daha referanduma ya da siyasete malzeme olmak istemiyoruz. Bu son olsun. Her yerde günah keçisi taşeron işçisi. Köprü yaparsın, yol yaparsın para bulursun taşeron işçisine gelince para yok. Maalesef öyle oluyor. Referanduma malzeme olmak istemiyor taşeron işçisi. 7 Haziran seçimlerinde taşeron işçisine kadro sözü vermedi diye tek başına iktidar olamadı AK Parti. Ama 1 Kasım’da CHP, MHP, HDP taşeron işçisine kadro vaadinde bulundu. Ama AK Parti de vaatte bulundu. 1 Kasım’da taşeron işçilerine kadro müjdesiyle AK Parti kazandı. 1 milyon 200 bin işçi var bu durumda. Referandumdan önce kadro verilmezse en kral AK Partili’nin hayır oyu kullanacağını biliyorum, hezimete uğrayacağını düşünüyorum.”(Egemen)


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ



ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.