Özel Güvenlik Sitesi

Özel güvenlik görevlisi şüpheci olmalı! yoksa…

Özel güvenlik görevlisi şüpheci olmalı! yoksa…

Dava konusu olan bir olay özel güvenlik görevlisinin de şüpheci ve temkinli olması gerektiğini gözler önüne serdi.

Tüm özel güvenlik personeli için görevleri gereği insanlar ile kurdukları ilişkilerde dikkatli olmaları gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu gösteren olay İstanbul Adalet Sarayında yaşandı. Kendini avukat olarak tanıtan ve adliyenin avukat giriş çıkış noktasında görev yapan özel güvenlik görevlisi ile arkadaşlık kuran şahıs sahte avukat çıktı. Olay ile ilgili savcılık iddianamesine yansıyan ayrıntılar aynen şöyle;

İddianamede şüpheli D.G.B.’nin bu yıl Mayıs ayında elinde dosyalar ile adliyeye geldiği, avukatlık kimliğini unuttuğunu söyleyerek adliyeye avukat girişinden girdiği, bu sırada tanıştığı özel güvenlik personeli ile özel arkadaşlık ilişkisi kurduğu, bu arkadaşlık ilişkisi nedeniyle adliyeye diğer girişlerinde kimlik göstermeden avukatların giriş yaptığı yerden adliyeye giriş yaptığı anlatıldı. 

Adliyeye bu şekilde giren D.G.B.’nin, müvekkil bulmak için cübbe giyerek duruşmaların bulunduğu koridorlarda gezdiği anlatılan iddianamede, kardeşi 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan E.A.’nın özel güvenlik görevlisinden kardeşi için avukat bulmasını istediği, özel güvenlik görevlisinin de avukat olarak bildiği şüpheli D.G.B.’nin numarasını verdiği belirtildi.

Şüpheli D.G.B. ile şikayetçi E.A.’nın bu şekilde tanıştığı kaydedilen iddianamede, şüphelinin ilk önce davaya parasız bile bakabileceğini söylediği, adli mercilere hitaben dava dosyası için avukat sıfatı ile dilekçeler yazdığı, kardeşini ceza evinden çıkartacağını, İstinaf Mahkemesi’inde tanıdıkları olduğunu söylediği savunulan iddianamede, “Araya adam sokacağını, beraat ettireceğini, diğer baktığı davalara göre bu davanın çerez olduğunu söylediği, bazı dava dosyaları göstererek 60 kişiyi beraat ettirdiğini söyleyerek müştekiyi iyi olduğuna inandırdığı” anlatıldı. 

Müştekinin avukatlık ücreti karşılığı şüpheliye elden ve havale ile 100 bin TL verdiği savunulan iddianamede, kardeşi ceza evinden çıkmayan müştekinin bu kez başka bir avukata gittiği, bu avukatın yaptığı araştırmada şüpheli D.G.B.’nin gerçek avukat olmadığını ortaya çıkardığı belirtildi.

Olayın ortaya çıkması üzerine E.A’nın talebi ile şüphelinin 100 bin liranın 20 bin lirasını iade ettiği belirtilen iddianamede, sahte avukatın, “Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle cezalandırılması isteniyor.  İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul ederek duruşma günü verdi.

İddianameden anladığımız kadarıyla özel güvenlik görevlisi arkadaşımız her ne kadar iyi niyetle davrandığını düşünse de, avukat ta olsa görev yaptığı noktada kimsenin kimlik ibraz etmeden geçişine izin vermemeliydi. ikincisi muhatap olduğu kişi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalıydı, belki iyi niyetle yaptığı bu davranışının, dava konusu olan bir olay haline gelerek can sıkıcı bir duruma dönüştüğü görülüyor. Aman dikkat…

Çalışkan: "Kent güvenliği" kavramından "Güvenli Kent" kavramına geçtik
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.